25 Ağustos 2015 Salı

Nasrettin Hoca'nın Hayatı? Nasrettin Hoca Kimdir?



NASREDDİN HOCA KİMDİR ?


Nasrettin Hoca 1208 ile 1284 yılları arasında yaşamıştır. Annesinin adı Sıdıka Hatun, babasının adı da Abdullah Efendi'dir.


Nasreddin Hoca 1208 yılında Eskişehir'in Sivrihisar'ın Hortu Köyünde doğdu, 1284 yılında Akşehir'de vefat etti. Büyük Türk halk bilgesi olan Nasreddin Hoca halk dilinde, duygu ve inceliği içeren, gülmece türünün öncüsü olmuştur.


İlk eğitimini ve dini bilgilerini babasından aldı. Arapça ve Farsça öğrendi. Kuran'ı öğrenerek küçük yaşta hafız oldu. Gençliğinde köylerde hocalık, Akşehir'de cami hocalığı Konya ve Akşehir'de kadı yardımcılığı, kadılık ve sonrasında da medresede öğretmenlik yaptı.


Nasrettin Hoca deyince hepimizde  bir tebessüm oluşur. Onun fıkralarını bilmeyenimiz yoktur. Kısacık da olsa Nasrettin Hoca'nın hayatını anlattıktan sonra bir kaç da fıkrasını paylaşalım :


Parayı veren Düdüğü Çalar

Nasreddin Hoca bir gün pazara gidiyormuş. Çocuklar hocanın etrafını sarmışlar. Hep bir ağızdan bağırmaya başlamışlar. Kimisi "Hoca bana çakı al!", kimisi "Hocam bana şeker getir!", kimisi "Hocam bana düdük al!" diye bağırıp dururken, çocuğun biri cebinden bir on kurus çıkarmış "Hocam, bana lütfen bir düdük alabilir misiniz acaba? Size zahmet olacak ama..." demiş.


Nasreddin Hoca on kurusu almış, kuşağına sokmuş, yola düzülmüş. Akşam olmuş, Hoca öteberisini almış, pazardan dönerken çocuklar yine etrafını sarmışlar, "Hocam benim çakı nerede?", "Hocam benim şekeri aldın mı?" derken Hoca elini kuşağına atmiş, bir düdük çıkarmış ve "Parayı veren düdüğü çalar" demiş.


Kedi Nerede ?

Nasreddin Hocanın canı bir gün yahni ister. Kasaba gidip iki kilo et alır, eve gönderir. Hocanın karısı, yahniyi pişirirken komşuları çıkagelir. Misafire ikram edecek başka şeyi olmadığından yahniyi pişirip, komşularına ikram eder.


Akşam olup da evine yorgun argın dönen Hoca, yahninin özlemiyle sofraya kurulur.Biraz sonra karısı Hocanın önüne bir tabak bulgur aşı koyar. Hoca kızar:


- Hatun, hani bizim yahni? Karısı misafire ikram ettiğini söylemeye cesaret edemez.


-Hiç sorma efendi! Senin gönderdiğin eti kedi yedi, der. Hoca sofradan kalkar. Kediyi tartar.Kedinin zayıflıktan bir deri bir kemik ve açlıktan bitkin halde olduğunu görür.


Bir karısına bir kediye bakar.


- Hatun, gerçekten eti bu bizim kedi mi yedi? diye sorar. Karısı:


- Evet Efendi! Bu utanmaz kedi yedi, der.


Hoca, koşarak el terazisini getirir. Terazinin bir gözüne kediye, öbür gözüne kilogramları koyar.


Kedi tam iki kilo gelir. Hoca karısına bakarak:


- Bak hatun! Şu gördüğün bizim kedi tam iki kilo geldi. Aldığım et de iki kiloydu. Bu tarttığım kedi ise, et nerede? yok bu tarttığım et ise, kedi nerede?! diye sorar.

Nasrettin Hoca Kimdir? Sorusunun cevabı olan  Nasrettin Hoca'nın Hayatını anlattık umarım faydalı olmuştur. Hep Sevgi ile Kalın....

0 yorum:

Yorum Gönder